Biz Türk'üz, tam anlamıyla Türk'üz. İşte o kadar. Bize iyi müslüman olmak yeter. Asya ve Avrupa için bizim kanunumuz aynıdır: Dostlara sahip bulunmak. Tam bağımsızlığımızı korumak. Her şeyi Türk cephesinden düşünmek.
27 Mayıs Hareketi'nin dayandığı haklı sebepleri dikkate almayan ve Ordu-millet tarzıyla gerçekleştirildiği hakikatini görmeyen yazı, sömürge tipi şekli demokrasi saplantısıyla malüldür. Bu bakış açısıyla da, OrduMillet'in görüşlerine aykırıdır. Sonradan farkına varılmış bir dalgınlık eseri olarak konulduğuna şüphe yok.
Yazıya genel bakıldığında, yazının büyük bölümüne iştirak ediyoruz. Yalnız yazarın DP li olduğu anlaşılıyor ki, bozgunu 1960 dan sonra var sayıyor. Oysa İnönü devri bittikten sonra TC bitmişti aslında..
Bu kerbela olayı son yıllarda başımıza sarılan bir başka bela.Türk Milleti böyle bir problemi kendine dert edinmedi çok fazla da alakadar olmadı.1350 yılı geçgin bir katliamı bugüne kadar siyasal anlamda biz sahiplenmedik.Evet Hz Hüseyin Ef...endimi...zin torunudur,severiz,sayarız,saygıyla da eğiliriz önünde.Ancak bu niye son yıllarda bizim önümüze kondu anlayabilmiş değilim.Bir defa Türkler bu katlimdan çok önce tahminen 150 ila 700 arası yıl sonrasında müslüman olmuşlar,hatta birkısım Türkler sözgelimi Altay,TUva,Şor,gagvuz gibi Hz Hüseyin katledilldiği esnada Türklerin müslümanlıkla en ufak tanınmışlığımız yok.Biz Moğolistan ve asyanın uçsuz bucaksız bozkırlarında at koşturan bir millettik.Göktürk İmparatorluğu dönemi yani.Yezid ile Hs Hüseyin in siyasal karşıtlığından hiç haberdar değildik bizi de alakadar etmiyordu,bu tamamen siyasal bir mücadele idi dinsel değil.Yezid in halifeliğine başkaldırıştır.Aynen Hz Ali nin Muaviye ye karşı duruşu gibi ve bu yüzden Sıffın de 70 bin kelle gitmişti hiç yoktan da sonradan Muaviye nin hakemi Ali nin hakemini kandırmış ve bir yüzük misali halifelik makamını MUaviye ye öylece teslim edilişti.O yıllarda Ali hakeme Allah için uyacağını söz vermişken savaş alanından savuşup gitmiş ve bir zaman sonra katledilmiştir.Hiçkimse bugüne kadar ne Hz Ali ne Ömer ne de Osman ın katledilişini kutlamamıştı,zincirlerle dövünmemişti, kendi vucudunu eziyet etmemişti,ağıtlar yakılmamış,mersiyeler düzülmemişti.Hatta o yıllar sunni ulema müslümanlar arasında düşmanlık tohumları atılmasın diye bu olaya pek sıcak bakmamışlardı.Yezid Hz Hüseyin ahfadını Şam da sarayda ağırlamış,onlara hediyeler dağıtmış,paralar vererek medineye yollamıştı.Hz Hüseyin i katleden ordu komutanını azarlamış ve onu asla tasvip etmemişti bunlar sunni ulemanın kitaplarında vardır anlatılır.Benim garibime giden bu olayın Türklerle ne alakası olduğunda.Zira dediğim gibi bizim bu olayla en ufak dahlimiz alakamız olmamıştır,araplar arası bir siyasi çekişmedir netekim.Yani bundan hareketle bugün Türk Milletinin arasındaki ayrılığı körüklemek,sanki bu olayı kutlamak islam ın vazgeçilmez kuralı gibi lanse etmeyi doğrusu ben biraz yadırgıyor ve bunun altında birşeyler sezinliyorum.Hele hele bu olayın İrani kaynaklı oluşu.Çünkü bugün İran da 30 milyon şii türk var ve bunların değer verdiği şey asla ve kata Türklük olmayıp,şiiliktir.Bunu İran ın kullanması ve Şiiliği milli mezhep haline getirmesi ve Türkleri buradan vurması benim zoruma gidiyor doğrusu.Bir millet alevi,sunni,şii,kürt,Türk,Çerkez vs diyerek lime lime ediliyor özellikle alevi ve şii türk gardaşlarımız uygulamadan daha çok görsel şölenleri bayraklaştırıyor ve buradan biryerlere varmaya çabalıyor.Bu durum toplumda müthiş bir anafor oluşturuyor ve sinirlerin gerginleşmesine yol açıyor.Yyani bir olayı kutlamak,meydanlarda ağlamak sızlamaklığın dinin kuralı olması,kabul edilmesi mümkün mü?Yani Allah böyle bir inançlar sistemini mi indirmiş bize?Türk Milleti gerçek gündeminden saptırılıyor,Ülkenin sanki 1 nci problemi Hz Hüseyin in katledilişinin yıldönümünü imişçesine görünmez bir el bu olayı yaygınlaştırıyor hem de bir trans haline getirerek olayı.Halbuki bugün bizim birinci önceliğimiz Milli Birliktir,bölünme ve üniter yapımızın zarar görmesidir.Ama özellikle tarikat ve cemaatler kendi dünyasında ,Türkiye gerçeklerinden haberdar olmaksızın, mecnun gibi yaşıyorlar,dünya yıkılsa umurlarında değil,yeter ki cemaat ve tarikat ın değerlerinin bayraklaşması yeter ki kölelik, yeter ki biat kültürünün yaygınlaştırılarak toplumun daha kolay yönetebilinmesi ve zapturapt altına alınması.İktidarın yaptığı en büyük kötülük te açılım adı altında bu ufalanmaya bu dağılmaya çanak tutmasıdır,bu yanlışa tarih mutlaka ama mutlaka bir gün cevap verecektir
Bu işi Osman Paşa çözer. Gerisi palavra gibi geliyor bana
Ben de aynen katılıyorum ve http://www.hazreti.net/ sitesine teşekkür ediyorum. Saygılar ve Sevgiler
Bu yazıya aynen katılıyorum ve http://www.hazreti.net/ sitesine teşekkür ediyorum. Saygılarımla...
verilen bilgilerden anlaşılıyor ki, bunların devamı var. Semra Maliş'i yazıyı okuyunca gazetelerden hatırladım. Tekrar internetten kısa bir araştırma yapınca ortada gerçekten de garip bir takım şeylerin olduğu anlaşılıyor. yazının devamını merakla bekliyorum.
Ders gibi bir yazı İletişim Fakültelerinde okutulmalı..
Mustafa Kemal Atatürk gibi kararlı bir lider'e şu an çok ihtiyacımızın olduğu günlerdeyiz. Ülkesi ve Milleti için canı hiç'e sayan kararlı ne yapması gerektiğini bilen iç ve dış tehlikeleri bertaraf edecek bir lider ve beraberinde de Halide Edip gibi yürekli Türk Kadınlarına ihtiyaç hasıl olmuştur. Halide edip ve beraberindeki o cesur kararlı anadolu kadınlarının çabaları ile vatanın içine düştüğü bölünme gibi tehlikeler , öz kaynaklarımızın yabancılara akıtılması gibi tehlikeler ve Cumhuriyet yıkıcılarına bir ders vermek için Mustafa Kemal düşüncesine ihtiyaç var. sahte Cumhuriyetcilere ılımlı islam gibi safsatacılar kanmamak günümüzde bir dik duruş gerektiren asil bir vakadır. Beni bir Türk vatandaşı olarak endişelendiren dış düşmanlar değil içeride ki, çürümüşlüktür.
Ben Kırgızistanlı Türküm. Savaş olurken jelal abat şehrinde idim. Özbekler Kırgızistanı bölmeye çalısıyor. Katliamı Özbekler yaptı. Kırgızlar durup dururken katliyam yapmaz. Vatanını savunmak için savastı.